Golcü eksikliği

Golcü eksikliği

Son haftalarda çok kötü bir görüntü sergileyen Gençlerbirliği, Süper Lig Cemil Usta sezonunun 26.haftasında deplasmanda Denizlispor ile karşı karşıya geldi.
Corona virüs salgını nedeniyle alınan tedbirler çerçevesinde seyircisiz oynanan karşılaşmada, Denizlispor 54.dakikada Hugo Rodallega'nın attığı golle Gençlerbirliği'ni 1-0 mağlup etti.
Sahada yer alan futbolcu grubunun bile futbol oynamaktan zulh duyduğu ve "bitse de gitsek" duygusuna sahip olduğu bir ortamda, Denizlispor-Gençlerbirliği maçını futbolcu bazında değerlendirmenin daha doğru olacağına inanıyorum.
Gençlerbirliği, Denizlispor maçına kalede Kristoffer Nordfeldt ile başladı. Devre arasında Gençlerbirliği takımına transfer olan Nordfeldt, transfer olduğu günden bu yana gösterdiği performansla takdir topluyor.
Refleksleri çok iyi, ayakları düzgün, kalesinde sağlam duran ve iyi yer tutan bir kaleci. Denizlispor karşısında da rakibin 2-3 net gol pozisyonunda kalesini gole kapattı. Kısa süre içinde, Süper Lig'in en beğendiğim kalecilerinden biri haline geldi.
Gençlerbirliği, Denizlispor karşısına Ahmet Oğuz-Flavio Ramos-Zargo Toure ve Halil İbrahim Pehlivan'dan oluşan defans dörtlüsüyle çıktı.
Bu dörtlünün futbolculuklarına asla bir lafım olamaz. Ancak, bana göre bu dört futbolcu birlikte üst seviyeleri hedefleyen takımların defansını oluşturamazlar.
Denizlispor karşısında da, rakibe oldukça fazla boş alan verdiler ve arkaya bol bol adam kaçırdılar.
Defansın önündeki ikiliyi oluşturan, Fabricio Baiano ve Berat Özdemir, her zamanki gibi görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalıştılar.
Her fırsatta oyun liderliğini övdüğümüz Sessegnon bile son haftalarda bir form düşüklüğü yaşıyor. Yine her top kendisinde toplanıyor ama önceki maçlarda olduğu gibi bu topları olumlu kullanamıyor.
Gençlerbirliği takımında şu anda göze çarpan en önemli sorun, bitirici bir golcünün olmaması. Candeias, Sessegnon ve Giovanni Sio, topu rakip ceza sahasına kadar başarılı bir şekilde getiriyorlar ama bitirici bir golcünün olmaması nedeniyle bu ataklar sonuçsuz kalıyor.
Bitirici golcü görevini Giovanni Sio üstleniyor ama o da forvet arkasında, kanatlarda serbest oynayınca etkili olabiliyor.
Mevcut kadroda, sağlıklı bir Bogdan Stancu bu takımın her zaman 1.santraforudur ama, Bogdan Stancu da bir türlü tam sağlıklı hale gelemiyor. 2 maç sahada, 5 maç sakat!
Denizlispor karşısında santrafor olarak görev yapan, diğer bir devre arası transferi Mats Seuntjens'in hangi özelliklere sahip olduğunu hala çözebilmiş değilim!
Ankara temsilcisi aldığı bu sonuçla, oynadığı son 7 deplasman maçında 6. mağlubiyetini alarak 28 puanda kaldı ve 97. kuruluş yıldönümü kutlamalarına hüzünlü girilmesine neden oldu.
Bu arada, tüm dünyayı etkisi altına alan ve binlerce insanın ölümüne neden olan Corona virüsün Türk sporundaki etkileri konusunda birkaç cümle söylemek istiyorum.
Corona virüsü ile ilgili olarak, Türkiye'de devlet tarafından birçok alanda olduğu gibi sporda da birtakım önlemler alındı ve tüm spor müsabakalarının seyircisiz oynanmasına karar verildi.
Devletimizin aldığı bu önemli kararın hemen ardından, spor camiasının büyük bir bölümü, bu kararın yeterli olmadığını ve tüm branşlardaki liglerin ertelenmesi gerektiğini ifade ettiler.
Devletimizin aldığı tüm spor müsabakalarının seyircisiz oynanması kararı şu aşamada yeterli bana göre. Bilim insanı ve sağlıkçı değilim. O yüzden bu konuda fazla yorum yapma hakkını kendimde görmüyorum.
Ancak, şu aşamada bu illetin dünyada en az etkilediği ender ülkelerden biri Türkiye. Diğer ülkelerin aksine ligimizde oynayan oyunculardan hiçbirinde Corona virüsü bulgusuna rastlanmadı. O yüzden, spor müsabakalarının seyircisiz oynanması kararının şu anda yeterli olduğunu düşünüyorum.
Corona virüs salgınının dünyada en az etki ettiği ülkelerden biri olmamıza rağmen, hayatı tamamen durdurmanın doğru olmadığına inanıyorum.