Hatalı tercihler mağlubiyeti getirdi

Hatalı tercihler mağlubiyeti getirdi


Süper Lig'de farklı hedefleri olan iki takımın mücadelesinde Ankaragücü, Cemil Usta sezonunun 24. haftasında, şampiyonluk potasında yer alan Sivasspor'u Ankara Eryaman Stadında konuk etti.
Ankaragücü teknik direktörü Mustafa Reşit Akçay'ın sahaya çıkardığı -bana göre akıllara ziyan- kadro nedeniyle maçın belli bölümlerinde sıkıntılı anlar yaşayan sarı lacivertliler, 69.dakikada Hakan Aslan, 71.dakikada Mert Hakan Yandaş ve 90+1’de Yatabare'nin golleriyle Sivasspor'a 3-0 mağlup oldu.
Sivasspor karşısına klasik olarak 4-2-3-1 düzeniyle çıktı Ankaragücü.
Kalede Ricardo Friedrich ile maça başlayan Ankaragücü'nde, defans kurgusu; Kitsiou-Ante Kulusic-Michael Pazdan ve Cebrail Karayel dörtlüsünden oluşurken, defansın önünde Daniel Lukasik ve yeni transfer Milos Stojanovic ikilisi yer aldı. İleri dörtlü ise; Konrad Michalak-Gerson Rodrigues-Saba Lobjanidze ve en ileride Dever Orgill'den oluştu.
Karşılaşma öncesi kadrolar açıklandığında, gözüme çarpan iki önemli detay oldu.
Birincisi; Geçtiğimiz hafta oynanan Gençlerbirliği maçında sakatlanan sol bek Tiago Pinto'nun yerine, orjini sol bek olan Atilla Turan kadroya bile alınmamış, o bölgede orjini sağ bek olan Cebrail Karayel devşirme sol bek olarak maça başlamıştı.
Her ne kadar maçtan sonra Atilla Turan'ın yaşadığı bağırsak enfeksiyonu nedeniyle kadroda olmadığını öğrensek de, böylesine kritik bir maçta sağ ayaklı devşirme bir oyuncuyu sol bek oynatmaktansa, kadroda hiç mi sol ayaklı genç bir sol bek yoktu diye düşünmeden edemiyor insan!
İkinci dikkatimi çeken önemli detay ise Mustafa Reşit Akçay'ın yeni transfer Milos Stojanovic'i Ankaragücü'ne transfer olduğu günden bu yana ilk kez Sivasspor karşısında oynatmasıydı.
Ah be Mustafa hoca! Ah be canım hocam! Takımın başına geçtiğin günden bu yana, itirazlara rağmen hemen hemen tüm maçlarda ön libero mevkisinde Faty'i değerlendirdin de, yeni transfer Stojanovic'i takıma alıştırmak için bu maçı mı bekledin?
Ricardo Faty sakat mıydı? diye sorduk ama, maça yedek kulübesinde başladığına ve oyuna sonradan dahil olabildiğine göre, bu ihtimal de otomatik olarak ortadan kalktı!
Aslında, Sivasspor karşısında Ankaragücü öyle çok silik bir görüntü ortaya koymadı. Oyunun belirli bölümlerinde, hücumda oldukça etkili bir görüntü ortaya koydular.
Ta ki, Milos Stojanovic'in gördüğü kırmızı karta kadar... Milos Stojanovic, maalesef çok basit iki sarı kart sonucu gördüğü kırmızı kart ile oyun dışında kaldı.
Futbol anlayışıma göre, iki sarı kart kararı da doğru karar idi. Ancak, Stojanovic 'in gördüğü ikinci sarı kart pozisyonunda, o dirseği (pek dirsek de denemez ya) İstanbul takımlarında oynayan bir oyuncu atsa, hakemler bu kadar kararlı bir şekilde 2. sarı kartı gösterip oyundan atabilir miydi? Hiç sanmıyorum!
Milos Stojanovic 'in oyun dışında kalmasının ardından da, Ankaragücü 69.dakikaya kadar oyun dengesini korumaya devam etti.
10 kişi kalmalarına rağmen, savunmada adam paylaşımını iyi yaptılar ve rakibe pozisyon bulma imkanı vermediler. Etkili kontralarla da pozisyona girmeye çalıştılar ama pek başarılı olduklarını söyleyemem.
Ancak, belki de 10 kişi mücadele etmenin getirdiği yorgunlukla olsa gerek, 69.dakikadan sonra bir anda oyundan düştü Ankaragücü.
69.dakikada, kullandıkları korner atışında, Ankaragücü savunmasının yaşadığı konsantrasyon eksikliği nedeniyle, Hakan Aslan ile 1-0 öne geçti Sivasspor.
İlk golün henüz şokunu atlatamadan, Cebrail Karayel'in yabancılık çektiği sol bek mevkiinde yaptığı hata sonucu sebebiyet verdiği penaltı sonucunda, Mert Hakan Yandaş skoru 2-0 yapan golü kaydetti.
90+1.dakikada ise Mustapha Yatabare maçın skorunu belirledi ve karşılaşma 3-0 Sivasspor galibiyetiyle sona erdi.
Ankaragücü bu sonuçla, deplasmanda oynayacağı Beşiktaş maçı öncesi, kümede kalma yolunda mutlak kazanması gereken bir maçı teknik direktör Mustafa Reşit Akçay'ın kadro belirlemedeki hataları ve taktiksel yanlışları yüzünden kaybetti.
Mustafa Kaplan'ı teknik yönden ne kadar yetersiz bulduğumu gerek köşe yazılarımı, gerekse sosyal medya hesaplarımı takip eden herkes bilir. Ancak, görevden alınacağı günlerde, zamansızlığı nedeniyle karşı çıkmıştım.
Ayrıca, Mustafa Reşit Akçay'ın göreve geldiği hafta yine gerek köşemde gerekse sosyal medya hesaplarımda, bu tercihin son derece yanlış bir tercih olduğunu ve Mustafa Reşit Akçay'ın Ankaragücü'ne hiçbir şey katmayacağını belirtmiştim.
Sonuç ortada!
Mustafa Reşit Akçay, takımın başına geçtiği günden bu yana Ankaragücü'ne hiçbir şey katmadı. Bir hafta ikincil duygularını işin içine katarak Ankaragücü camiasını zora sokacak beyanlarda bulundu, diğer hafta yanlış oyuncu tercihleriyle takımın puan kaybetmesine neden oldu.
Bu hafta oynanan Sivasspor maçından sonra yaptığı, "Benim muhatabım taraftar değil kulüp yönetimidir!" şeklindeki açıklaması da, kendisinin nasıl bir psikoloji içinde olduğunun en somut örneğidir.
Bu nasıl bir açıklamadır böyle?
Dişinden tırnağından artırdığı paralarla bilet alan, takımını her koşulda kayıtsız şartsız destekleyen kulüp yönetimi değil, taraftardır!
Son olarak, üç gündür Ankara spor basınında yaygın olarak kullanılan bir slogan ile yazımı sonlandırıyorum.
“Ankaragücü Osmanlıspor'a benzemez!”