Mustafa Reşit Akçay Ankaragücü'nü taşıyamıyor!

Mustafa Reşit Akçay Ankaragücü'nü taşıyamıyor!

Gençlerbirliği ve Sivasspor maçlarında çok kritik 6 puan kaybeden Ankaragücü, Süper Lig Cemil Usta sezonunun 25. haftasında deplasmanda, ezeli rekabet yaşadığı Beşiktaş ile karşı karşıya geldi.
Her iki takımın da birbirine tam anlamıyla bir oyun üstünlüğü kuramadığı karşılaşmada Ankaragücü, rakibi Beşiktaş'a 2-1'lik skorla boyun eğdi ve peş peşe 3.mağlubiyetini aldı.
Ankaragücü, Beşiktaş maçına kalede Ricardo Friedrich ile başladı.
Defans kurgusu; Kitsiou-Ante Kulusic-Michael Pazdan-Atilla Turan'dan oluşurken, bu dörtlünün önünde Daniel Lukasik-Ricardo Faty- Sedat Ağcay üçlüsü yer aldı. Hücum hattında ise Gerson Rodrigues-Konrad Michalak ve en ileride Dever Orgill ile maça başlandı.
Beşiktaş deplasmanından alınacak puan yada puanlar ile bir nebze olsun moral bulmak isteyen Ankaragücü, karşılaşmaya şok bir penaltı ile başladı.
6.dakikada, Ricardo Faty'nin ceza sahası içinde Atiba'ya yaptığı müdahale sonrası, hakem Arda Kardeşler beyaz noktayı gösterdi. Son derece doğru olan bu karar sonrası topu alan Burak Yılmaz, takımını 1-0 öne geçirdi.
Erken dakikalarda gelen bu penaltı golünün ardından Ankaragücü, özellikle Konrad Michalak'ın bulunduğu kanattan akınlar geliştirerek gol bulmaya çalıştı ama bunda başarılı olamadı.
İlk yarının en ilginç görüntüsü 38.dakikada yaşandı. Gelişen Ankaragücü hücumunda, ceza sahası içinde topla buluşan Sedat Ağcay, Beşiktaş kalecisi Karius'un temasıyla yerde kaldı. Herkes Ankaragücü lehine penaltı düdüğü çalınmasını beklerken, hakem Arda Kardeşler VAR'a gitme gereği bile duymadan Sedat Ağcay'a aldatmaya yönelik hareketten sarı kart gösterdi.
VAR uygulamasının uygulamaya konulduğu gün, bir dakika bile tereddüt etmeden, yazılarımda ve sosyal medya hesaplarımda şu yorumu yapmıştım. "Önemli olan nokta VAR değil, zihniyeti değiştirmek..."
Türkiye'de her yönüyle kokuşmuş bir futbol düzeni var. Çok bağıran-çağıran kazanıyor. Beşiktaş bu sezon hakemler tarafından çok mağdur edildiğini iddia ettiği için, maçın da Vodafone Park'ta olmasından ötürü, Ankaragücü'nün mutlak bir penaltısını gasp ettiler! Bu durumun başka hiçbir açıklaması olamaz. Böylesine kritik bir pozisyonda bile VAR'a gitmeyeceksen, hangi pozisyonda VAR'a gideceksin Arda hocam!
İkinci yarıya, ilk devreye oranla daha hareketli ve motive başladı Ankaragücü. İlk yarıda, oyun kontrolü Beşiktaş'ın elindeydi ama ikinci yarıda Ankaragücü oyunu dengeledi ve Vodafone Park gibi zor bir deplasmandan puan yada puanlarla ayrılacak pozisyonları da buldu aslında.
Bu pozisyonlardan en önemlisi, 76.dakikada Ricardo Faty'nin Beşiktaş kalecisi Karius ile karşı karşıya kalıp, topu yandan auta gönderdiği pozisyondu.Bu pozisyonda hızlı,atletik ve teknik bir oyuncu olsa, Karius'u çalımlayıp topu boş kaleye yuvarlardı. Ancak, söz konusu oyuncu defansif orta saha oyuncusu Ricardo Faty olunca, bunu yapamadı tabiki.
Dever Orgill'in sol çaprazdan vurup, Karius'un köşeden çıkardığı top, Ankaragücü'nün yakaladığı bir diğer önemli gol pozisyonuydu.
Böylesine birbirinden net gol pozisyonlarını değerlendiremeyen Ankaragücü, 88.dakikada Beşiktaşlı Adem Ljajic'in müthiş füzesiyle 2-0 mağlup duruma düştü.
90+3.dakikada ise, Ankaragücü takımının VAR uyarısıyla kazandığı penaltı atışında, birkaç dakika önce oyuna giren İlhan Parlak'ın topu ağlara göndermesiyle skor 2-1'e geldi ve karşılaşma bu skorla sona erdi.
Ankaragücü bu yenilgiyle, üst üste 3. mağlubiyetini aldı ve 20 puanla 17. sırada kalarak küme düşme potasından kurtulamadı.
Yazımı sonlandırırken, yine Ankaragücü teknik direktörü Mustafa Reşit Akçay'ın felsefi olduğunu zannettiği demeçleri ve Beşiktaş maçındaki yanlış oyuncu tercihleriyle alakalı birkaç cümle söylemek istiyorum maalesef
Artık, Mustafa Reşit Akçay hocamın oynayacakları her kritik maç öncesi verdiği ilginç! beyanları yorumlamaktan ben sıkıldım ama, Mustafa hoca bir öncekinden daha ilginç! beyanları vermekten sıkılmadı!
Beşiktaş maçından 3 gün önce, gazetecilere yaptığı açıklamada, Beşiktaş'tan korkmadıklarını belirtmek amacıyla, "Ölmüş eşek kurttan korkmaz." gibi abesle iştigal bir ifade kullandı.
Yahu Mustafa hocam, sen iki camia arasındaki gerginliği bile bile, kendi camianı küçük düşürme ihtimali olan böyle benzetmeyi nasıl yaparsın?
Kaldı ki Ankaragücü'nün şu anda aciz bir durumu yok. Devre arasında bütün borçlarını ödeyerek transfer yasağını kaldırmış bir yönetim var. Küme düşme potasından kurtulması en olası ekiplerden birisin. En zor zamanda, Yeni Malatya ve Fenerbahçe gibi iki önemli takımı yenmişsin.
Hangi psikolojiyle böyle bir açıklamayı yaptın? Anlamış değilim!
Mustafa hocaya, maçlardan önce ve sonra gazetecilere vereceği beyanlar konusunda kendisine bir danışman tutmasını şiddetle tavsiye ediyorum. Böyle açıklamalar olmuyor, olmamalı!
Saha içine geçecek olursak...
Beşiktaş maçı öncesi esame listeleri açıklandığında, son haftaların en formda ismi Saba Lobjanidze'nin yedek kulübesinde olduğunu gördük.
Beşiktaş'ın en önemli oyuncularından biri olan sağ bek Gökhan Gönül' ün oynamadığı bir maçta, Ankaragücü takımının en hızlı kanat oyuncusu olan Saba'nın yedek kulübesinde oturmasını hiç anlamadım
Hadi yedek kulübesinde başlattın, oyun senin lehine dönmüş, 68.dakikaya kadar neden bekliyorsun? Saba'nın turşusunu mu kuracaksın hocam! Son maçların iyi oynayanı Alihan Kubalas niye kesik yedi? Mustafa hoca şu ana kadar gösterdiği performansla gerek saha içindeki tercihleri, gerekse saha dışındaki beyanlarıyla çok kötü bir görüntü ortaya koyuyor.
Kendisine artık iyiden iyiye bir çekidüzen vermesi gerektiğine inanıyorum ve uygun bir ata sözüyle uyarıyorum.
"Sessiz atın çiftesi pek olur"