Başkent derbisi

Başkent derbisi

Başkent derbisinin heyecanı ve gerginliği hafta boyunca yaşandı. Tadında bırakmak kaydıyla bu rekabetin Ankara futbolunu ileriye taşıyacağını düşünüyorum. Puana daha fazla ihtiyacı olan taraf Ankaragücü olmasına rağmen Gençlerbirliği’nin camia olarak bu derbiyi daha fazla önemsediğine şahit olduk.

Gençlerbirlği’nin Ankaragücü’nün ilave kontenjan talebini reddetmesi ile başlayan gerginlik maçtan sonra da devam etti. Önceki maçlarda Galatasaray, Sivasspor ve Trabzonspor’a ilave %5 koltuk veren Gençlerbirliği yönetiminin bunu hemşehrisinden esirgemesi tepki çekti. Gençlerbirliği yönetimi önceki maçlarda yapmış olduğu hatanın farkına şimdi varmış ise bundan sonra oynayacağı maçlarda rakiplerine ilave tek bir koltuk bile vermemesi gerekir. O zaman kendilerini alkışlarız. Ankara’da oynayacağı Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarını takip edeceğiz. “Efendim biz ilave kontenjan istemiştik de vermemişlerdi” gibi mazeretler inandırıcı olmaz. Galatasaray, Trabzon, Sivas Gençlerbirliği’ne ilave kontenjan verdi mi de siz onlara veriyorsunuz? İstemediniz değil mi? %5 bile dolmuyor. İlk maçta da Gençlerbirliği’ne ayrılan tribünler tam dolmamıştı.

Öte yandan göreve başladığı günden beri çalışmalarını takdir ettiğimiz Ankaragücü Başkanı Sayın Fatih Mert’in maçtan sonra yapmış olduğu açıklama da yakışık almadı. Yöneticilerin camialarını öfkeye değil, sükunete davet etmek gibi önemli bir sorumluluğu var.

Ankaragücü Fenerbahçe galibiyetinin rehavetiyle Gençlerbirliği maçına çıkmış. Mustafa Reşit Akçay Fenerbahçe maçındaki topu rakibe bırakma taktiğinin Gençlerbirliği maçında da işe yarayacağı kolaycılığına kaçmış. Faty gibi uzun boylu ve manevra kabiliyeti düşük bir oyuncu ile dar alanda kıvrak çalımları ile ligin en iyi adam eksilten oyuncularından bir olan Sessegnon’u tutmayı tasarlamış. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Her pozisyonda Faty ile kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan Sessegnon en iyi maçlarından birini çıkardı. Fenerbahçe maçında Gustavo’yu sahadan silen Sedat bence bu görev için daha uygun olurdu.

Faty, Lukasik, İlhan gibi yaratıcılık ve oyun kurma becerisinden yoksun oyunculardan oluşan Ankaragücü orta sahasının hücumda üretken olmasını kimse beklemiyordu. Oysa Sedat ve Lukasik’in yanında top tekniği yüksek bir oyuncu olan Gerson oynasa, rakiplerini tedirgin eden Orgill santrafor olarak sahada yer alsa farklı bir maç izleyebilirdik. Hoca’nın bu saatten sonra oyuncularının %100 hazır olmasını bekleme lüksü yok. Önümüzdeki birkaç hafta içinde ligin kaderi şekillenecek çünkü.

Öte yandan Hamza Hoca Ankaragücü’ne çok iyi çalışmış. Ankaragücü’nün etkili kanat oyuncuları olan Saba Lobjanidze ve Michalak’a önlem almış. Sezon başından beri sorun yaşadığı sağ ve sol bekte oynayan oyuncularını kontrolsüz bir şekilde ileri çıkmamaları konusunda uyarmış. Oyun Ankaragücü yarı sahasında oynandığında mutlaka gol bulacağını hesaplamış. Yasin ve Baiano gibi iki mücadele gücü yüksek oyuncu ile orta saha hakimiyetini ele geçirmeyi düşünmüş. Top Ankaragücü’nün avantajlı olduğu kanatlarda değil de Gençlerbirliği’nin üstün olduğu orta sahada olunca daha maçın ilk dakikasından itibaren ibre Gençlerbirliği’ne döndü. Ağır bir hastalık geçiren Sio’nun güçsüz olması ve savunmaya yardım edememesi bir dezavantaj olmaktan çıktı. Candeias’ın savrukluğu hiç göze batmadı. Oldukça etkisiz bir gününde olan Stancu’ya rağmen Gençlerbirliği 90 dakika boyunca oyunu kontrolünde tuttu.

Ankaragücü’nün yeni transferlerini tanımaya başladık. Fenerbahçe maçında attığı klas gol ile dikkat çeken Gerson Rodriguez takıma değil kendine oynuyor. Muhtemelen Dinamo Kiev böylesine yetenekli bir oyuncuyu burnu biraz sürtsün de aklı başına gelsin diye kiralamış. Burada teknik direktöre büyük iş düşüyor. Mustafa Reşit Akçay kimin şampiyon olacağına kafa yormak yerine bu oyuncuyu nasıl kazanabileceğini düşünmeli. Bu maçta görüldü ki Michalak boş alanlar bulamadığında kapalı savunmalar karşısında çok etkili olamıyor. Bunda orta saha oyuncularından destek alamamasının etkisi de olabilir. Daha iyi pas alış verişinde bulunabileceği yetenekli oyuncular forma giydiğinde neler yapabileceğini göreceğiz. Ara transferde 15 transfer yapan bir takımda hala orta sahada bildiğimiz eski oyuncuların oynamasına şaşırıyoruz.

Baiano’nun yerine oyuna giren Berat en önemli özelliğini kullanarak sağ kanattan sol kanada uzun ve isabetli bir pas attı. Halil İbrahim’in bakarak yaptığı ortada Ankaragücü savunması tam yerleşemediğinden Sio’nun kafa vuruşu ile Gençlerbirliği’nin galibiyet golü geldi. Gençlerbirliği düşme hattından uzaklaşarak rahat bir nefes aldı.

Bu yenilgi moralleri bozsa da Ankaragücü’nün ligde kalacağını düşünüyorum. Mustafa Reşit Akçay maçı orta saha performansı ile kaybettiklerini söyledi. Hocanın teşhisinin doğru olması, sorunu çözme ihtimalini artırıyor. Hiç zaman kaybetmeden futbol oynama becerisi yüksek oyuncularını sahaya sürmeli. Oyuncuların uyum sürecini atlatması ile Ankaragücü yeniden çıkışa geçecektir.

Başkentin her iki kulübü de pasolig sayılarında son sıralarda… Gençlerbirliği, formasına reklam verecek sponsor bulamadığından tertemiz forma ile sahaya çıkıyor. Ankaragücü transfer yasağını son gün kaldırabildi ve gelecek sezon aynı sorunla karşı karşıya kalabilir. Her iki takımın da ligden düşmesi durumunda halihazırda mücadele etmek zorunda oldukları ekonomik koşullar daha da ağırlaşabilir. Sosyal medyada ve tribünlerde çıkan çatlak seslere kulak asmayın. Biliyoruz ki küçük bir azınlık dışında ne Ankaragücü taraftarları Gençlerbirliği’nin, ne de Gençlerbirliği taraftarları Ankaragücü’nün düşmesini ister. Kulüp yönetimlerinin de dayanışma içinde olmaları, haksızlığa uğradıklarında birlikte hareket etmeleri her iki kulübün de çıkarına olur. Dilerim birgün başkent derbisi futbolun en üst seviyede oynandığı Şampiyonlar Ligi finalinde sahne alır. Bunun için güçlü bir altyapıya, vizyon sahibi yönetimlere ve çok çalışmaya ihtiyacımız var. Hamaseti bırakın İstanbul kulüpleri yapsın.