Göstere göstere yapılan eyyamın hikayesi

Göstere göstere yapılan eyyamın hikayesi

Henüz sahaya çıkmadan maç kaybedilir mi? Kaybediliyor işte...

Fenerbahçe Beşiktaş maçından sonra çıkarılan yangının Gençlerbirliği’ni yakacağı belliydi. Beşiktaş cephesinden “Gençlerbirliği maçında rakibimiz aleyhine hakem hatası yapılırsa onun da karşısında olacağız” açıklaması geldi. Beşiktaş Başkanı Çebi “Sakın ola ağzımıza bal çalmak için eski klasik yöntemleri uygulamasınlar." uyarısını yaptı. Herkes bir şeyler olacağını seziyordu.

Maçtan önce bu maça Fırat Aydınus ya da Ali Şansalan’ın verileceğini tahmin ediyorduk. Şu tesadüfe bakın ki ikisi birden verildi. Fırat Aydınus orta hakem, Ali Şansalan VAR hakemi olarak atandı. Demek ki bizim gördüklerimizi TFF de görüyor ve hakemlerini çok iyi tanıyor.

G.Birliği başkanı Sayın Murat Cavcav “Neyse ki Fırat Aydınus gibi kendini kanıtlamış, tecrübeli bir hakemimiz verildi de bizim de endişelerimiz biraz olsun azaldı." dedi. Sen çok yaşa Başkanım... Rahmetli İlhan Başkan böyle bir açıklama yapsaydı “Cavcav TFF ile dalga geçiyor” derdik. Ancak bu sözler oğul Cavcav’a ait olunca aklımıza tavuk kümesine müdür yapılan tilki fıkrası geldi. Tilkiyi tavuk kümesine müdür yapmışlar. “Maaş ne istersin?” diye sorulunca "Gülmekten konuşamıyorum. Ne verirseniz razıyım" demiş. Bu atamayı yapanlar Sayın Başkanımızın iyi niyeti karşısında kıs kıs gülmüştür.

Hamza Hoca da maçtan sonra “Her şey Nadir’in atılması ile başladı” dedi. O da Sayın Cavcav gibi çok naif konuşmuş. Bu maçın kaderi Cüneyt Çakır’ın Fenerbahçe maçında Beşiktaş lehine vermediği penaltılarla belli oldu. Kimse Nadir ve Yasin’e kızmasın. Nadir itiraz etmeseydi, Ayite’ye , Polomat’a yada Toure’ye bu kartlar çıkacaktı. Laric ve N’Koudou’nun pozisyonlarına penaltı düdüğü çalınacaktı.

Daha maçın başında umut vadeden 2 Gençlerbirliği atağını faul gerekçesi ile keserek hakem niyetini belli etti. Fırat Aydınus bu işleri çok iyi bilir. Karda yürür izini belli etmez. Maçtan sonra tek tek pozisyonlara bakarsanız futbol kurallarında Aydınus’u doğrulayan bir maddeyi mutlaka bulursunuz..

VAR sistemi ne amaçla kullandığınıza bağlı olarak adalet veya eyyam aracı olabilir. Bu maçta VAR’dan hayırlı bir karar çıkmayacağı belliydi. Yoruma açık olan pozisyonların tamamının Beşiktaş lehine karara bağlanacağını kestirebiliyorduk da bu kadarını tahmin etmemiştik. Orta hakemin 3 metreden izlediği, kimsenin kırmızı kart beklentisi içinde olmadığı bir pozisyonda bu kez VAR hakemi Ali Şansalan şapkadan tavşan çıkarmayı başardı. Bu tür pozisyonlara kırmızı kart gösterilse hiç bir maç 11 kişi ile tamamlanamaz. Diaby’nin Sefa’ya attığı tekmeye de aynı mantıkla kırmızı kart verebilirsiniz.

Gençlerbirliği’ne gösterilen ikinci kırmızı karttan sonra Beşiktaş tribünleri takımları 1-0 geride olmasına rağmen hakem Aydınus’a tepki gösterdi. Tüm stadyum “Eyyam yapsana, eyyam yapsana, Fırat Aydınus, eyyam yapsana” tezahüratı ile inledi. O anda Fırat Aydınus maçı bitirmişti zira bu ligin en güçlü takımı, Süper Ligin en zayıf takımı karşısında bile 9 kişi kalsa, yenilgiden kurtulamaz.

Fırat Aydınus öyle tribünlerin tepkisinden etkilenecek toy bir hakem değil. Futbol bilgisi en ileri seviyede olan hakemlerimizden biridir. Tehlikenin nereden geleceğini de çok iyi bilir. Durumdan vazife çıkarır. Ancak bu defa eline yüzüne bulaştırdı. Canlı yayında çok sıkıntılı bir duruma düştü. Aslında Fırat Aydınus’a değil, onu bu şekilde maç yönetmeye yönlendiren sistematik yapıya kızmak gerekir.

Maçtan sonra Beşiktaş taraftarları ile aynı vapurdaydık. Uyduruk bir maç oynandığını, hiç keyif alamadıklarını ifade ettiler. Bizim maç öncesi oluşan hava nedeni ile iyi bir sonuç beklentimiz yoktu. 9 kişi kaldıktan sonra maçı izlemek yerine misafir tribününden görünen muhteşem boğaz manzarasını izlemeyi tercih ettim. Gençlerbirliği ilk yarıyı 9 kişi ile 1-0 önde kapattığı halde stadı terk etmeyi düşündüm.

Hafta boyunca yapılan uyarılara rağmen göstere göstere eyyam yapıldı. Beşiktaş’ın ağzına sus payı olarak bir parmak bal çalındı. Futbolumuzu katleden bu sistematik yapı yıkılmadığı sürece bir arpa boyu ileri gidemeyiz. Bu nedenle Beşiktaş taraftarının kendi lehine karar veren hakeme olan tepkisini anlamlı buluyorum. Beşiktaş tribünlerinde başlayan bu uyanışın yaygınlaşmasını ve adil yönetim talebinin diğer İstanbul kulüplerinin tribünlerine de sıçramasını dilerim. İşe önce kendi lobilerini tasfiye ederek başlamalılar.