Müthiş takım, müthiş taraftar !

Müthiş takım, müthiş taraftar !

Ankaragücü zorlu Fenerbahçe maçını 2-1 kazanarak ligde kalma yolunda çok önemli bir aşama kat etti.
Son yazımda Ankaragücü camiasının bu tür maçlara alışkın olduğunu ve çok sevdiğini yazmıştım. Bu tür maçlar tecrübe ve ruh ister.
Ankaragücü’nde ikisi de vardı. Yıllar geçsede kaybedilmeyen bir ruhtu bu.
Aslında beklenmeyen bir 11’le çıktı Başkent ekibi sahaya. Orgill, Pazdan ve Stonojeviç’in ilk 11’de başlaması bekleniyordu. Ama iyi ki mevcut 11’le başlamış Mustafa Reşit Akçay maça.
Alihan Kubalas’tan başlayayım. Mükemmel oynadı. Vedat Muriç’e nefes aldırmadı. 1 tek pozisyon şansı bile vermedi. Resmen kilitledi. En dikkat edilen konu ise her ikili mücadelede ellerini arkada birleştirmesi oldu. Penaltı korkusuyla böyle oynamak zorunda kaldı. Ve sonuçta geçen hafta ki gibi takımın en iyi isimlerinin başında geldi. Pazdan hazır hale gelse bile şu görüntüsüyle ilk 11’de Alihan yer bulursa şaşırmam. 
Orta sahada kaptan Sedat Ağçağ, Gustavo’yu durdurdu. Adeta gölgesine bastı. Oyundan çıkana kadar Gustavo’yu etkisiz hale getirdi. 1.golde atağı başlattı.
Yine bu maçta oynaması beklemeyen isimlerden Ricardo Faty’de bu sezonun en verimli maçını oynadı. Defansın önüne sağlam durdu. 2.gol de Michalak’a topu atarak golün başlangıcını yaptı.
Kitsiou, Kulusiç ve Pinto üçlüsü de neredeyse hatasız bir maç tamamladılar. Kulusiç’in kendi kalesine attığı ama ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golündeki üzüntüsünü kameralar yakından çekmiş. Ne kadar üzülmüş Kulusiç. Bu takıma gönülden bağlı bir isim.
Lukasik defansın önünde açıkları iyi kapattı. Tam bir görev adamı olduğunu gösterdi. Bırakın ilacı, serum etkisi gösterdi.
Bu isimlerin hepsi savunma yönü olan oyunculardı. Biz maç yazımızda orta sahaya dikkat demiştik. Gerçekten de Mustafa Hoca ve ekibi çok iyi bir taktikle orta sahayı kalabalık tutarak önce gol yememeyi düşündüler. Devamında zaten golün geleceği belliydi. Ankaragücü’nün gol yemediği sürece bu maçı kazanacağı kesindi.
Birbirinden değişik özellikleri olan Fenerbahçe defansının Ankaragücü’nün forvet hattına direnme şansı yoktu. Michalak, Rodrigues ve Saba’dan oluşan hücum hattı, Fenerbahçe’nin defansının adeta başını döndürdü. Ne yapsalar durduramadılar. Saba ile öne geçildi. Ancak daha ilk yarıda maç 4-0 olabilirdi. Fenerbahçe ilk yarıda net bir pozisyon bile bulamadı.
İkinci yarıda Fenerbahçe’nin daha baskılı oynaması bekleniyordu. Ama defansta açık vermekten de korktukları için çok adamla da gelemiyorlardı. Yine Fenerbahçe’nin çok pozisyona giremediği bir yarı oynandı. Ankaragücü ise Rodrigues’le 2.golünü buldu ve taraftarlarını rahatlattı.
Maçın son anında maçı nasıl kırmızı kartsız tamamladığını anlayamadığımız Serdar’ın golüyle durum 2-1’e geldi.
Bitiş düdüğüyle Ankaragücü şampiyonluk adayı rakibini 2-1 yenerek puanını 20’ye çıkardı ve rahatladı.
Gerçekten takım olarak harika bir Ankaragücü izledik. Oyun disiplinine bağlı kalan, verilen taktikleri aynen uygulayan, rakibe göz açtırmayan ve müthiş savaşan Başkent ekibi yeni transferlerin kalitesiyle de kazanmaya başladı. Yeni transferlerin hücumdaki sorunu çözmesi bir yana savunmaya da bu maçta inanılmaz yardım etmeleri direnci arttırdı.
Benim gözlemlediğin en göze çarpan konu ise takımda gördüğüm müthiş arkadaşlıktı. Müthiş bir kaynaşma gördüm. Özellikle 2.golden sonra ve maç sonu oyuncuların diyalogları beni acayip mutlu etti. Bu arkadaşlık takımı yukarılara taşıyacaktır.
Takımla ilgili son sözü kaleci Ricardo Fredrich’e ayırmak istiyorum. İnanılmaz bir transfer yapılmış. Kalede kapı gibi duruyor. Kaleci gibi kaleci gerçekten. Çok zor bir pozisyon kurtarmadı. Ama kalitesini gösterdi.
Ve taraftar…
Olağanüstüydüler.
90 dakika susmadılar.
Çılgınca tezahurat yaptılar ve rakibi ıslıkladılar. Küfür etmediler, sahaya yabancı madde atmadılar. 
Galibiyette büyük katkı verdiler.
Görsel görüntüleri nefisti.
20 bin bilet satılmıştı. Ama statta rahat 22 bine yakın taraftar vardı. Tüm boşluklar, kapı girişleri tamamen doluydu.
Geçen sezonun 2.yarısında transferler yapıldığında özellikle Boyd ve Sacko’nun bonserisinin alınmasını defalarca söylemiştik. Ama olmadı.
Bu sezon ki transferlerde aynı hata yapılmamalı. Diğer transferlerin aksine, Michalak, Lukasik ve Rodrigues kiralık olarak geldiler. Buradan tüm taraftarlar adına çağrıda bulunalım. Ne yapıp edip bu üçlünün bonservisleri alınmalı. Gerçekten çok önemli oyuncular. Üçünün de takımda kalması için tüm fedakarlık yapılmalı.

ORHAN SAL