Önce biz inanalım. Bu takım düşmeyecek

Önce biz inanalım. Bu takım düşmeyecek

Beşiktaş maçı önemliydi. O maçtan alınacak puan veya puanlar son 9 hafta öncesi ekstra moral, motivasyon ve aynı zamanda da ekstra puan demekti.

Ancak başaramadık.

Bunun en önemli nedeni maçın hakemi Arda Kardeşler’dir. Sedat Ağçay’a yapılan net penaltıyı verseydi sonuç belki de penaltı vuruşunun ardından 1-1’e gelecek ve çok farklı bir maç izleyecektik. Galatasaray maçını düşünen 6 tane sarı kart sınırında oyuncusu olan ve motivasyonu hayli düşük görünen Beşiktaş’tan orada uzun yıllar sonra ilk kez puan alabilirdik.

Ben Fenebahçe maçının öncesinde yazdığımız yazıda "kazanırsak kümede kalırız" diye bitirmiştim.

Henüz yanılmadım.

Ancak oldukça büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Fenerbahçe maçının ardından oynanan 3 maçta 4 veya 6 puan bareminde bir puan hesaplamıştım.

Bu puanları alsaydık; evet kurtulmuştuk. Ama beklemediğim şekilde 3’de 0 çektik.

Tabii mücadele / savaş devam ediyor.

Görünen o ki; Ankaragücü ile birlikte Kayserispor, Kasımpaşa, Malatyaspor ve Konyaspor 5’lisinden 3’ü küme düşecek. Eğer ki; biz Ç.Rizespor’u yenersek Karadeniz ekibi de tehlikeyi yakından hisseder. Ama teknik direktör farkıyla onların çok sıkıntı yaşayacağını düşünmüyorum.

Tabii şu da var. Ankaragücü, Çaykur Rizespor’u yenemedikten sonra hiç hesap kitap yapmaya, fazla konuşmaya da gerek yok.

Ankaragücü teknik direktörü Mustafa Reşit Akçay ağır şekilde eleştiriliyor. Bunu bende yapıyorum. Ama benim öncelikle eleştirim hocanın söylemlerine yönelik.

Akçay hoca geldiğinden bu yana öyle ağır, camiayı küçük düşürücü, anlamsız söylemleri oldu ki bunları kabul etmek mümkün değil.

Ancak bugün için ben kendi adına bu söylemleri çöpe atıp, önümüzdeki Rizespor maçına konsantre olmamız gerektiğini düşünüyorum.

Mustafa Reşit Akçay ile çıkılan 6 maçta 7 puan alındı. Hoca’nın puan olarak takıma çok büyük artı getirdiğini söyleyemeyiz. Ancak yeni transferlerle birlikte oyun olarak öyle kötü bir futbol oynamıyor takım. Çok savunmaya yönelik bir futbol oynandığı yönünde eleştiriler var. Ancak Akçay ile çıkılan 6 maça baktığımız Kasımpaşa, Yeni Malatyaspor, Fenerbahçe, Gençlerbirliği, Sivasspor ve Beşiktaş maçları olduğunu görüyoruz. Bu maçların Kasımpaşa haricinde 5 tanesinde savunmaya yönelik bir taktikle maça başlanmasını ben yadırgamıyorum. Çünkü Kasımpaşa haricindeki 5 takım ya deplasman ya da bizden takım olarak oturmuş ve aynı zamanda güçlü takımlar. Yani taktiksel olarak bir eleştirim yok.

Ancak benim burada hocayı eleştirdiği konular;

1-Söylemleri

2-Yanlış kadro tercihi

3-Oyunu okuyamama

4-Yanlış oyuncu değişiklikleri

Peki bunlar çözülür mü veya çözülürse takım kümede kalır mı?

Tabii ki de çözülür de, kalır da !

Örneğin Sivasspor maçında defans dörtlüsünün önlerine Lukasik-Pazdan ikisilini monte etseydi, Stanojeviç yanlışına düşmeyecekti ve takım 10 kişi kalmayacaktı. Bunu maç öncesi yazmıştık.

Beşiktaş maçında Lukasik oyundan çıkarıldı, Ljajiç o bölgeden gelip 2.golü attı. 2 gol gelmeze maç 1-1 bitebilirdi. Lukasik sakatlanmadığı sürece oyundan çıkarılacak bir oyuncu değil.

Hatalar çok ama biz bundan sonraya bakmamız gerekli.

Cuma günü çok önemli bir Rizespor maçına çıkacağız. Belki de kırılma maçı olacak.

Bu saatten sonra yönetim / teknk heyet / takım / taraftar müthiş bir kenetlenme içine girmeli.

Şu maçı kazanırsak lig yeniden başlayacak.

O yüzden hep birlikte Eryaman’da olalım. Yine 20 bin taraftarla Rize’yi aşalım ve önümüze bakalım.

Buna önce bizim inanmamız lazım.

Şuna inanın ki bu takım geçmişte çok daha zor şartlarda bu ligde kaldığı sezonlar yaşadı. 

Vazgeçmek yok !

ORHAN SAL