Olumsuz sinyaller

Olumsuz sinyaller

Ankaragücü maçları sonrası maç yazısı yazmak uzun süre önce maalesef imkânsız hale geldi.13 maçtır kazanamayan bir oyuncu grubu var. Hocalar değişiyor ancak kötü oyun ve sonuçlar değişmiyor. Şu taktik iyi, bu oyun şablonu kötü, şu şurada bu burada oynamalı gibi fikirler üretmek pek mümkün değil. Mevcut takımın toparlanması ve kazanabilmesi için gösterilebilecek herhangi bir yol yok. Bu duruma birde hakemlerin kötü niyetli yaklaşımları eklenince, kazanmak oldukça uzak görünüyor.
Gene bu camia için birçok konu tekerrürden ibaret. Geçtiğimiz yıllarda her şey yolunda gider gibi görünürken yapılan yanlışlar yazıldığında, ”Ne olmasını istiyorsun? Kime hizmet ediyorsun? Hainlik yapıyorsun.” Gibi sözleri çok sık duyardık. Maalesef gene aynı noktaya doğru hızla ilerliyoruz.
Kurumsal olmaya çalışan ve büyük bir organizasyon olduğunu iddia eden kurumlarda, bir yöneticiye, bir isime, bir guruba sonsuz destek vermek bir süre sonra, güç zehirlenmesine neden olabiliyor. Hataları da beraberinde getiriyor.
Geçmiş de, bugünleri yaşayacağımızı anlatmaya çalışan kişiler, sürekli çeşitli ithamlar ile baskınlınmış ve korkutan son gelmişti. İmza Showları yapılırken, anı kurtarma çalışmaları sürerken, arka tarafta neler olduğu konusunda bilgisi olmayanlar bu durumdan memnuniyet duyuyordu.
Dikkat etmemiz gerekiyor. Ankaragücü geçmişinde bugün pek hayır ile anılmayan isimler zamanında taraftardan ciddi destekler alan ve “Büyük başkan” olarak anılan isimlerdi. Ancak daha sonra görüldük verilen destekler ile alınan görevler, bir denetleme, uyarma, muhalefet etme gücü olmadığından isteyerek yada istemeden kötüye kullanılmış ve gelinen nokta hiç kimsenin istemediği bir nokta olmuştu. Bu yüzden her uyarı hainlik değildir.
Lafı uzatmadan bugüne gelirsek, geçmiş yönetimin yaptığı ve şikâyet ettiğimiz bazı davranışların mevcut yönetim tarafındandı gösterilmeye başladığını görüyorum. Eğer yasak kaldırılamayacak ise çıkıp açıklansın önümüzde ki yılın planını yapalım dedik cevap gelmedi, beklentiler yükseltildi. Mustafa Kaplan hamlesi yanlış dedik, zaman kaybedildi. Yasak için süreç şeffaf olmalı dedik, dinlenmedi. Bu kadro yeterli yaklaşımı yanlış dedik sonuç ortada. Uyarıların dikkate alınması gerekli dedik hoşa gitmeyen bazı yazılardan dolayı haberciler engellendi.
Başta başkan Fatih Mert ve Tamer Acar olmak üzere yönetim içerisinde ki bazı isimlerin Ankaragüçlülüğünü sorgulamak kimsenin haddine değil. İyi niyetliler. Ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar ancak bu durum yeterli olmuyor. Bu isimler de Ankaragücü’nü ayağa kaldıracak yeterli maddi güç yok. Göreve gelme süreçlerini zaten kendileri de açıkça ifade ediyorlar. İsteyerek, projeler yaparak çözüm yolları vaat ederek gelmediler. İşte bu nedenle de beklentileri karşılamakta oldukça zorlanıyorlar.
Bir siyasi hamle ile kongre süreci sonuçlanmıştı. Bunu kimse ret etmiyor. Bunun şu şartlarda mecbur olduğunu da biliyoruz. Ancak anlayamadığım konu gerek Cumhurbaşkanı, gerek ise Büyükşehir Belediye Başkanı’nın direkt ilgisi ve desteği var denilen süreçte nasıl oluyor da yasak süreci sonuçlandırılamıyor. Önce 1 dosya kaldı denildi, CAS denildi,24 Ocak tarihi bizzat başkan tarafından verildi, sonra CAS çözüldü SGK kaldı denildi, oyuncularla kalıcı çözüm sağlanıyor vs. vs. Birçok konu da direkt yetkili ağızlardan alınan bilgiler bile doğrulanamadı, doğru çıkmadı. Bu durum da insanı düşündürüyor. Bazı konular da başkanın bile yanlış yönlendiriliyor diye düşünüyorum. Tabi bu ortam da bazı hataları beraberinde getiriyor.
Ankaragücü’nü uçurumun kenarına getiren eski yönetimler, söylenen her şeyi “Bizi engellemeye çalışıyorlar, hainlik yapıyorlar.” diyerek karşıladığından bu noktaya geldik. Bakıyoruz, eleştirdiğimiz, düzeltilmeli dediğimiz ne varsa aynen devam ediyor. Yönetimin eli güçlenmeli diye sustuğumuz mali gelir giderler ile ilgili durumları geçiyorum. Bunun gizlenmesinin haklı taraflı var. Ancak, olan biten hakkında bilgi almak için ille içeriden bağlantılar kurmak gerekliliğini anlayamıyorum. Durumun ne olduğunu, hangi aşamada olunduğunu, yönetimin duruşunu vb. şeyleri öğrenmek neden bu kadar zor… Sürekli bir gizem hali, ketumluk yalan yanlış bilgiler ile taraftarın yanılmasına neden oluyor. Neden şeffaf bir bilgi akışı sağlanmıyor? Neden en ufak bir muhalif sese tahammül gösterilemiyor? Neden taraftara gerçekten etraflıca ve tatmin edici bilgiler verilmiyor?
17 Süper takımı içinde Ankaragücü’nün borcunun üzerinde borca sahip birçok takım var. Ancak transfer yasakları yok. Bunun sebeplerine iyi bakılmalı. Mevcut yönetim, eski yönetimin yaptığı hataların benzerlerini yapmaya başladı. Esen rüzgârın karşısında bunu söylemek istemeyen kişiler olduğunu görüyorum. Ancak geçmişte olduğu gibi gene uyarılarımızı yapalım.
Hep aynı şeyleri yaparak farklı sonuç elde etmek mümkün değil…

UMUT GÜLDAL