Sabır ve zafer

Sabır ve zafer

Özellikle Göztepe maçı sonrası artık planlamaların önümüzde ki sene için yapılması gerektiğini, bu sene ligden düşmemek için büyük mucizelerin gerektiğini söylemiştik. Ancak arkasından gelen son dakika puanları yeni şeyler söylemek gerektiğini bizlere gösterdi.
Galatasaray maçı ve arkasından Antalyaspor maçlarından son dakika gölü ile gelen puanlar, oyuncuların kendine olan güvenleri ve inançlarını tekrar kazanmalarını sağladı. Taraftar açısından yönetim değişikliği ile zaten bu psikolojik eşik çok önce aşılmıştı. Ancak aynı enerji maalesef oyunculara yansıyamamıştı.
Daha önce defalarca kez söylediğimiz şeylerin yavaş yavaş gerçekleşmesi ile yönetim en büyük önceliğini mevcut futbolcuların ödemelerinin yapılmasına verdi. Bununda getirisi olarak kaybetmeye alışmış, kurtulması için mucizeler gereken Ankaragücü için rüzgâr yeniden esmeye başladı.
Özellikle düşme potasında olması beklenen takımların tamamına karşı yenilmeyen Ankaragücü, son 2 hafta kaybetmeyerek kolay pes etmeyeceğini göstermiş oldu. Bu hafta ligin ilk yarısının son maçları oynanacak. Ve rakiplerin fikstürüne bakıldığından Ankaragücü’nün alacağı 3 puan bütün kartları yeniden dağıtacaktır
Ancak tabi kaos olmadan herhangi bir süreç geçirmek Ankaragücü camiası için oldukça güç… İnancın yeniden arttığı ve oyuncuların kendine güveninin geldiği bu süreçte yönetimsel itirazlar aynı seviyede yükselmeye başladı.
Ankaragücü yönetimi gerçekten zor bir süreç yaşıyor. Beklentilerin büyüklüğünün farkındalar… Ancak yapılması gereken açıklamalar ile camia beklentilerine cevap verecek açıklamalar maalesef farklı olmak zorunda kalıyor. Başkan Fatih Mert’in açıklamalarını bu çerçevede düşünmeyi oldukça önemli görüyorum. Mali konularda Fatih Mert’in yeterli olmadığını, yönetimin kurulma dinamiklerinin farklı olduğunu biliyoruz. Şefaflık, geçmiş dönemlerin incelenmesi, transfer yasağı gibi konularda beklentilere henüz cevap verilemedi. Bu soruları anlıyor ve hak veriyorum.
Şu an alacaklılar ile görüşmeler devam ediyor. Birçoğu sonuca bağlanılmaya çalışılıyor. Bütün sabotajlara rağmen iyi gidiliyor diyebiliriz. “Sabotajlar” derke neyi kasıt ettiğimi başkan Fatih Mert devre arası yapacağı basın toplantısı ile ayrıntılı olarak anlatacağını zaten söyledi. Ancak özellikle gelirler konusunda oldukça dikkatli olmak zorundalar.
Gelirler konusunda şeffaflık taleplerini tabi ki olağandır. Ancak örneğin MKE’den 3 geldi, forma sponsorundan 5 geldi gibi açıklamalar yapılması alacaklar konusunda bir miktar çerçevesinde tutulmaya çalışılan dosyalar için oldukça zor bir durum yaratacaktır. Birçok dosya için önceki yönetim anlaşmalaryapmış, ödeme planları çıkarmış ama ödemeleri yapmamıştı. Bunun da etkisi ile borcu olan kişi ve kurumların yönetime olan güvenini sağlamak oldukça zor oluyor. Bu şartlarda kasamıza şu kadar para girdi dendiğin de, hangi alacaklıya paramız yok borçlarımızı yapılandıralım, ya da yarısını ödeyelim denebilir.
Yeni gelir kalemleri oluşturulmaya çalışılıyor. Sponsorluklar özelinde bazı girdiler sağlanmaya çalışılıyor. Bu girdilerin kuruşu kuruşuna kayıtları tutuluyor. Tabi ki aynı şekilde giderlerinde kayıtları var. FatihMert soran herkese büyük bir içtenlikle her şeyin kayıtlarının olduğu, zamanı gelince bizzat kendi tarafından açıklanacağını söylüyor.
Öyleki taraftar ziyaretinde bile “off the record” denebilecek birçok açıklamayı bizzat taraftarların kendilerine yapmıştı. İşte böyle bir dönem de kendisini Ankaragücü seveni olarak tanımlayan herkese görevler düşüyor.
Kulüp içerisinden bizlerede birçok bilgi veriliyor. Bazı bilgilerin yayınlanmaması sadece yazıları yazarken, haberler yaparken bu çerçevede değerlendirmemiz ve yanlış anlaşılmalara mahal verilmemesi için hassasiyet gösterilmesi için verildiğini söyleyebilirim.
Ancak yönetim bu hassas süreçte dışarıya sızan bilgiler konusunda daha dikkatli davranmalıdır diye düşünüyorum. Örneğin; kulüp binasına çağrılan bir manager yada futbolcu daha görüşme bitip tesislerden ayrılmadan haber olabiliyor. Bu durum da yönetimin yapacağı hamlelerde elini zayıflatıyor.

İşte bu çerçevede sorulacak sorular ve beklentiler ile ilgili haklarını saklı tutarak, sabır ile beklemeyi tavsiye ediyorum. Alınacak Denizlispor maçı galibiyeti ile gerçekten her şey baştan yazılacaktır.
Transfer yasağı Galatasaray, Antalyaspor ve Denizlispor maçları sonucuna göre karar verilecek bir durumdaydı. Şükür ki iki maç kayıpsız geçildi. Eğer Denizli maçı kazanılabilirse Ankaragücü yönetimi transfer yasağını kaldırıp, kadroyu güçlendirme yoluna gidecektir. Bunun bir temenni olmadığını bilmenizi özellikle isterim. Eğer bu maçlar kaybedilseydi küme düşmemek mucizelere kalacak ve ayrıca maddi yük oluşturacak transferlerden kaçınılacaktı.
Ankaragücü için Denizlispor maçı bir kırılma maçıdır. Bu maç kentin bütün dinamiklerinin bir araya gelerek 3 puanı kazandırması gereken bir maçtır. Her şeyin yeniden başlanması için bu dönemeç sağlam bir şekilde dönülmelidir. Bu takım bu ligde kalmalıdır. Daha sonra ne gelmiş, negitmiş, nereye gitmiş hepsinin cevapları aranacaktır.
Şu anda muhabirinden yazarına, taraftarından yöneticisine herkes enerjisini bu takımı ligde tutmaya harcamalıdır. Aksi takdirde nerden ne kadar para gelirse gelsin, kimmenajerliğe getirilirse getirilsin, hangi döneme ne hesabı sorulursa sorulsun, istenmeyen sonuçların doğmasına engel olamayacaktır.
Şu an için tek ihtiyaç,”Sabır ve Zafer’dir…”