Bir tercih hatası, Ankaragücü'nü küme düşürdü

Bir tercih hatası, Ankaragücü'nü küme düşürdü

Süper Lig Cemil Usta sezonunun 33. haftasında, tamam ya da devam niteliğindeki umut maçında, Eryaman Stadında Antalyaspor'u konuk etti Ankaragücü.
Karşılaşma içinde son derece net pozisyonları değerlendiremeyen Ankaragücü, 90+3. dakikada Adis Jahovic'in attığı golle Antalyaspor'a 1-0 mağlup oldu ve 2019-2020 sezonunda bitime bir hafta kala Süper Lig'e veda eden ilk takım oldu.
Dilerseniz, Ankaragücü'nün Antalyaspor'a mağlup olup küme düştüğü maçın teknik analizini yapmaktan daha ziyade, Ankaragücü'nün Süper Lig'e çıktıktan iki sene sonra yeniden küme düşmesine neden olan etkenlere şöyle bir göz atalım.
Birinci etken, hemen hemen bütün Süper Lig kulüplerini etkileyen ödeme sıkıntıları...
Maaşları zamanında ödenemeyince, futbolcular da kendilerini Ankaragücü'ne ait hissetmediler ve karşılaşmalara kendilerini veremeyerek lakayt tavırlar sergilediler. Fatih Mert ve yönetim kurulu göreve geldikleri günden itibaren bu sorunu çözmek için mücadele ettiler ama geçmişten gelen borçlar o kadar büyüktü ki, temizleye temizleye bitiremediler.
İkinci etken, sezon başından beri takımda yaşanan teknik direktör sirkülasyonu. Transfer yasağını açamadan girdiği sezona; Teknik Direktör Aykan Atik ve Sportif Direktör Adnan Erkan yönetiminde başlayan Ankaragücü, ardından Metin Diyadin, Mustafa Kaplan, Mustafa Reşit Akçay ve İbrahim Üzülmez ile çalıştı... Bu isimlerden hiçbirine gereken sabır gösterilemedi maalesef.
Bu isimlerden, kötünün iyisi olarak gördüğüm Mustafa Kaplan'a gereken sabır gösterilmeliydi diye düşünüyorum. En azından, Ankaragücü camiasını tanıyordu ve Mustafa Reşit Akçay gibi, deyim yerindeyse "eli işte gözü oynaşta" değildi! Bir takımda hoca sirkülasyonu ne kadar fazla olursa, başarının gelme ihtimali o kadar düşer.
Üçüncü etken, Ankara filozofu Mustafa Reşit Akçay! Ankaragücü'nün galip geldiği maçlardan sonra bile, Ankaragücü galibiyetini konuşmayıp, konuyu alakasız alanlara taşıdı. Ankaragücü camiası ile aidiyet bağını hiçbir zaman kuramadı. Ankaragücü teknik direktörlük koltuğunu aylarca işgal etti!
Bana göre, Ankaragücü'nün bu sezon küme düşmesindeki en büyük pay Mustafa Reşit Akçay'a aittir.
Dördüncü ve belki de en önemli etken, sezonun bitimine 6 hafta kala, takımın başına İbrahim Üzülmez'in getirilmesidir.
Bu hata, Fatih Mert ve yönetim kurulunun göreve geldiği günden bu yana yaptığı tek (ama büyük) hatadır. Ve bu hata, ne yazık ki Ankaragücü'nün 2019-2020 sezonunda Süper Lig'e veda etmesiyle sonuçlandı.
Diğer etkenler olarak; Hakem hataları, masa başı oyunları vs. tek tek sıralayabilirsiniz. Ama bunlar birçok kulübün karşılaştığı etkenler. Sadece Ankaragücü’nün başına gelen etkenler değil. Bu nedenle, bazı kişilerin sadece hakem hatalarından dolayı Ankaragücü’nün küme düştüğünü belirtir beyan ve düşünceleri, Ankaragücü’ne iyilik değil kötülüktür. Gerçek nedenleri göz ardı etmektir.
Düşünün... Bir kulüp, sezonun bitimine 6 hafta kala puan cetvelinin son sıralarında iken, o takımın teknik direktörü görevden alınıyor ve ayrılan teknik direktörün yerine de, camiayı hiç tanımayan, huyunu suyunu bilmeyen bir teknik direktör geliyor. Gelen teknik direktör takımı tanıyana kadar sezon biter.
Nitekim İbrahim Üzülmez de, Ankaragücü takımını tanıyana kadar sezon bitti!
Mustafa Reşit Akçay ile yolların ayrılıp, İbrahim Üzülmez'in takımın başına getirileceği söylentilerinin çıktığı zaman, bu tercih ile ilgili düşüncelerimi, değişik mecralarda yazdım ve dile getirdim.
Bana göre, kalan 6 haftada Adnan Erkan ile devam edilmeliydi. Yeni sezon başlarken de, istedikleri teknik direktör ile anlaşabilirlerdi.
Fatih Mert ve yönetim kurulunun tecrübesizliğine denk geldi sanırım ama bu tecrübesizlik, Ankaragücü camiasına pahalıya mal oldu.
Ankaragücü camiasının üzüntüsü tabi ki çok büyük. Ama Ankaragücü yönetim kurulunun, ah ile vah ile geçirecek bir saniyesi dahi yoktur. Hiç vakit kaybetmeden, gelecek sezonun planlamasına başlamalılar ve Ankaragücü camiasını yeniden layık olduğu Süper Lig'e çıkaracak kadroyu kurmalılar. Ancak, bir sene transfer yasağının geldiği bir ortamda bu kadroyu nasıl kuracaklar? Orası tam bir muamma!