Anıl Yazar'dan Gençlerbirliği nin ilk iki hafta değerlendirmesi

Anıl Yazar'dan Gençlerbirliği nin ilk iki hafta değerlendirmesi

ANIL YAZAR: NOBRE İSTATİSTİKLERE KANMASIN

Süper Lig’de 3.haftayı bay geçecek olan Gençlerbirliği’nin ilk iki haftadaki performansını, spor gazetecisi Anıl Yazar değerlendirdi.
Geride bırakılan sezon olağanüstü şartlar altında tamamlanmasaydı düşme adaylarından biri de Gençlerbirliği olurdu. Takımın 14 golle en skoreri Bogdan Stancu’nun Mart başında yaşadığı sakatlık nedeniyle kaçıracağı 6 maçın 3’ü pandemi arasına girmeden oynandı, Gençlerbirliği bu 3 maçta 1 gol atıp 1 puan alabildi. Pandemi arasında iyileşen Stancu Gençlerbirliği’ni ligde tutan puanların toplandığı Konyaspor ve Göztepe maçlarında sahaya çıkarak skora etki eden bir performans ortaya koydu. Gençlerbirliği pandemi arasından sonra oynadığı futbolla aşağıya doğru giden bir performans sergiledi ancak hem aşağıdaki takımların puanları cömertçe saçması hem de ligin boyunun kısalmasıyla sezonu düşme hattının 4 puan üzerinde tamamlamayı başardı.
Sürpriz Mert Nobre tercihi ve Baiano, Flavio, Sessegnon ve Erdem gibi önemli parçaların ayrılması Gençlerbirliği’nin hali hazırdaki kalite eksikliğini sorununu daha da derinleştirirken 42 haftaya çıkan ligin boyu düşünüldüğünde rotasyon da daraldı. Sıkışık fikstürde, bilinmezlerle dolu bir sezona Nobre gibi teknik direktörlük kariyerinin henüz başındaki bir isimle başlayarak büyük risk alındı.
Furman ve Motta iyi hamleler
Dominik Furman gibi hem toplu hem topsuz oyunda sorumluluk alabilecek ve Piris da Motta gibi takıma agresiflik katabilecek iki orta saha takıma dahil edildi. Uzun süredir Süper Lig’de oynayan, son yıllarda ağırlaşsa da oyun ve pozisyon bilgisi ve tecrübesiyle takıma katkı sağlayacak Diego Angelo ile Murat Yıldırım ve İsveçli sağ bek Mattias Johansson da yapılan diğer takviyelerdi.
Sezona Antalya deplasmanında başlayan Gençlerbirliği’nin yeni sezon öncesi hazırlık maçı oynayamamış olmasının dezavantajını yaşıyor. Antalyaspor karşısında yeni transferlerden sadece Diego ve Johansson’un yer aldığı 11, ilk yarım saatte oyunu dengede götürmeyi başardı. Ancak asıl problemler geriye düştükten sonra baş gösterdi.
Çoğu yorumda Gençlerbirliği’nin özellikle ikinci yarıdaki topa sahip olma yüzdesi ve belli istatistiklerdeki dominantlığı -ki teknik direktör Nobre de bu yanılgıya düştü- olumlu bir done olarak sunuldu. Ancak Gençlerbirliği’nin bu istatistiklerde öne çıkmış olması, skoru almış Antalyaspor’un kalite sıkıntısı yaşayan rakibine topu planlı olarak bırakmasından ileri geldi.
Konyaspor karşısında Furman’ın yanında Berat’ın da kulübede başlaması büyük sürpriz olurken da Motta’nın 11’e yerleştiği görüldü. Savunmanın önüne top dağıtıcı rolünü üstlenen Paraguaylı, ikili mücadelelerdeki agresifliği ve arkadaşlarını yönlendirmesiyle katkı vereceğinin ve takıma yararlı olacağının sinyallerini verdi. Ancak Gençlerbirliği’nin genel anlamda rakip yarı sahadaki durağanlığı, sahte 9 oynayan Stancu’nun boşalttığı alanların iyi kullanılamaması ve Candeias’ın kendisiyle kavga ettiği futbolu sonucunda ilk 45’te hücumda çok vasat bir Gençlerbirliği göze çarptı. Konyaspor’un da dönüşleri çok iyi yaparak kendi yarı sahasında boş alan bırakmaması da bunda etkili oldu.
Soner Dikmen’in Murat Yıldırım’la değişerek başladığı ikinci yarıda Gençlerbirliği yine üretkenlik anlamında sınırlıydı. Dominik Furman’ın, Gençlerbirliği’nin hücumda yaşadığı sıkıntılara kökten çözüm üretemese dahi buna pansuman olabilecek bir oyuncu olmasına rağmen iki maçta 1 dakika bile süre alamaması benim açımdan çok ilginçti.
75.dakikadan sonra Arda Kızıldağ’ı oyuna alarak 3-4-1-2’ye dönen Nobre’nin bu hamlesi ilk iki maç sonunda göze en çok çarpan taktiksel dokunuştu. Bu hamleden sonra Konyaspor’un da geriye yaslanmasıyla Gençlerbirliği rakip kaleyi daha çok zorlamaya başlasa da gol için yeterli olmadı.
Nobre eğer Antalyaspor maçında olduğu gibi bu maçta da istatistiklere bakarsa yanılır. Alex Ferguson’ın istatistikle ilgili o meşhur sözünü dikkate alması ve takımının temposunu arttırması gerekiyor.
Furman’ın bir an önce 11’e yerleşmesinin yanında Gençlerbirliği’nin 10 numara ihtiyacı sabit. Kadro genişliğinin de 42 hafta için yeterli olmadığını tekrar hatırlamak gerek. Yönetim transfer konusunda ekonomik şartları zorlayarak bazı adımlar atmazsa, kulüp içerisinde de bazı huzursuzlukların yaşandığı Gençlerbirliği’nin mevcut kadrosunun mevcut gücüyle ligde zor günler yaşayacağı aşikar.