Gençlerbirliği'nde yanlış işler oluyor!

Gençlerbirliği'nde yanlış işler oluyor!

Gençlerbirliği'nde yanlış işler oluyor!
2019-2020 Süper Lig Cemil Usta sezonunu 36 puanla 12. sırada yani küme düşme sınırının az üstünde tamamlayan Gençlerbirliği, aynı korkuyuu gelecek sezon da yaşamamak adına transfer çalışmalarını sürdürüyor.
Teknik ve idari kadroda birtakım değişikliklere giden Kırmızı Karalar, takım kadrosunda da gelen- giden bağlamında önemli bir sirkülasyon süreci yaşıyor.
Gençlerbirliği yönetimi, yeni sezon öncesi sportif direktörlük koltuğuna, Ankara futbolunun emektar isimlerinden Mustafa Kaplan'ı getirdi. Mustafa Kaplan hamlesini, son derece yerinde bir hamle olarak görüyorum. Gençlerbirliği camiasını da, Ankaragücü camiasını da çok yakından tanıyan biri. Saha içini olduğu kadar, saha dışını da iyi yöneteceğini düşünüyorum.
Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu ile yollarını ayıran Gençlerbirliği yönetimi, yeni sezon öncesi teknik direktörlük koltuğuna Mert Nobre'yi getirdi. Naçizane görüşüme göre Mert Nobre tercihi, oldukça abesle iştigal eden bir karardır.
Mert Nobre'nin antrenörlük kariyerine baktığımız zaman, yalnızca Akhisarspor ve Hatayspor'da teknik direktör yardımcısı olarak görev yaptığını görüyoruz. Gençlerbirliği yönetimi, hangi mantığa dayanarak Mert Nobre'yi bir anda, böyle büyük bir göreve getirdi, anlamak mümkün değil!
Mert Nobre, çok üstün teknik direktörlük bilgisine de sahip olabilir. Ama, şu aşamada bir Süper Lig kulübünü çalıştıracak tecrübeye sahip olduğunu düşünmüyorum. Mert Nobre-Gençlerbirliği birlikteliğinin çok uzun soluklu bir birliktelik olacağını zannetmiyorum. Süper Lig'in ilk devresinin sonuna kadar, bir ayrılık yaşanabileceğini düşünüyorum.
Takım yapılanmasındaki gelen-giden oyuncu sirkülasyonuna baktığımız zaman, transfer edilen oyunculardan daha ziyade takımdan ayrılan kilit oyuncular gözümüze çarpıyor.
Polonya’nın Wisla Plock takımından alınan merkez orta saha oyuncusu Dominik Furman ve Panathinaikos'dan transfer edilen sağ bek Mattias Johansson, as oyuncu olarak kadroya dahil edildi.
Antalyaspor'dan transfer edilen Salih Dursun ve Diego Angelo ise, rotasyon oyuncusu olarak kadroya dahil edildi.
Aslında Diego Angelo, ilk 11'in stoperi olarak da rahatlıkla forma giyebilecek bir futbolcu; ama stoper bölgesine daha sert, genç ve diri oyuncular gerektiğine inanıyorum.
Ayrıca, şu anki kamp dönemi kadrosuna Hacettepe'den de birçok oyuncu dahil edildi ama bu oyuncuların büyük bir bölümü eminim ki kamp dönemi sonunda yeniden Hacettepe'ye dönecektir.
Takımdan ayrılan oyuncuların önem derecesinin, transfer edilen oyunculardan daha yüksek olduğu görülmektedir.
Gerek sosyal medya hesaplarımda, gerekse köşe yazılarımda sık sık övgüler düzdüğüm ve yeni sezonda mutlaka bonservisinin alınmasını tavsiye ettiğim Fabricio Baiano, sürpriz bir şekilde Çaykur Rizespor ile 3 yıllık sözleşme imzaladı.
Gençlerbirliği yönetiminin, Baiano'nun bonservisini almak konusunda ne kadar istekli olup olmadığınıolduğunu tabi ki bilemeyiz. Sözleşme şartlarını da bilemeyiz. Ancak bana göre, Baiano'nun bonservisinin alınmaması ve elden kaçması çok büyük bir kayıptır.
Teknik, fizik üstünlüğü olan ve dirençli bir oyuncuydu. Bonservisi alınmış olsaydı, ilerde çok büyük paralara satılması içten bile değildi. Uyanık davranıp, elini çabuk tutan Çaykur Rizespor yönetimini bütün içtenliğimle kutluyorum. Çok iyi bir transfer yaptılar.
Takımın sağ bekleri Ahmet Oğuz ve Erdem Özgenç, stoper Flavio Ramos, takımın beyni Stephane Sessegnon ve geçtiğimiz sezon birçok maçta ileri uçta oynayan Nadir Çiftçi, takımdan ayrılan diğer oyuncular arasında yer alıyor.
Fabricio Baiano dışında Stephane Sessegnon'un ayrılışı da, Gençlerbirliği adına çok önemli bir kayıp. Takımdaki pas trafiğini yöneten ve lider özellikli bir oyuncuydu.
Gençlerbirliği kulübünde, şu ana kadar yaşanan transfer hareketliliği bu şekilde. Takımdan ayrılan kilit oyuncuların yerleri hala dolmuş değil. Şu ana kadar gerçekleşen transferler de, öyle çok heyecan verici transferler değil.
Teknik direktör seçimi ve şu ana kadar ki gelen-giden sirkülasyonuna baktığımız zaman, Gençlerbirliği adına sıkıntılı bir sezon olacağını öngörmek zor değil.
Ankara futbolu, böyle acz içeren transfer stratejilerini hak etmiyor!