Hayati puan

Hayati puan

SPORANKİ YOU TUBE KANALIMIZA ÜCRETSİZ ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

https://www.youtube.com/channel/UCjqarF0On0fDnQQvXMSYshw?view_as=subscriber

Küme düşme hattından uzaklaşmak için ekstra puanlara ihtiyacı olan Ankaragücü, Süper Lig Cemil Usta sezonunun 29. haftasında deplasmanda, şampiyonluk yolunda puan kaybına tahammülü olmayan Trabzonspor ile karşılaştı
Geçtiğimiz hafta İbrahim Üzülmez'in takımın başına getirilmesiyle, teknik direktörlük koltuğunda değişikliğe giden Ankaragücü, Trabzonspor deplasmanında 3.dakikada Alexander Sörloth'un golüyle 1-0 geriye düşmesine rağmen, 62. dakikada Gerson Rodrigues'in penaltıdan attığı golle, skoru 1-1 yaptı ve maç bu sonuçla sona erdi. Böylece, Trabzon gibi zor bir deplasmandan son derece hayati bir puanla dönen Ankaragücü, son 5 haftaya girilirken ligde kalma umutlarını artırmış oldu.
Karşılaşmanın değerlendirilmesine geçmeden, Başkentimizin ulu çınarı Ankaragücü'nde gerçekleşen teknik direktör değişikliği ile ilgili olarak birkaç cümle söylemek istiyorum.
Bilindiği üzere, geçtiğimiz hafta başında ani bir şekilde Mustafa Reşit Akçay ile yollar ayrılıp, kalan 6 hafta için takımın başına İbrahim Üzülmez getirildi.
Sayın Fatih Mert ve yönetimi kulübün kumanda kademesinde yer aldıkları için, bazı tercihleri daha detaylı değerlendirmeler sonucunda yapıyorlardır mutlaka.
Ancak, naçizane görüşüme göre kalan 6 haftayı Adnan Erkan hoca ile tamamlayıp, yeni sezona İbrahim Üzülmez ya da başka bir teknik direktörle girselerdi daha uygun olurdu diye düşünüyorum.
Çünkü Adnan Erkan hoca, camiayı çok iyi tanıyan ve futbolcuları- tesisleri en ufak detayına kadar bilen bir hoca. Kalan 6 hafta için Ankaragücü’nü, puan sıralamasında düştüğü bu zor durumdan kurtaracak yegane teknik adam Adnan Erkan hoca idi bana göre.
İbrahim Üzülmez çok iyi bir hoca olabilir. Lakin şu aşamada camiayı tanımaması ve mevcut kadroyu kendi kurmaması gibi nedenlerle epey zorlanacak, fazla katkı sunamayacaktır.
Yine de, kalan 6 haftada İbrahim Üzülmez ve takıma gerekli desteği vererek, Ankaragücü camiasını layık olduğu Süper Lig'de tutmak, herkesin görevi ve boynunun borcudur! Yani, gün destek günüdür.
Trabzonspor-Ankaragücü maçının değerlendirmesine geçecek olursak...
Ankaragücü, karşısında belki de bu sezonun en kötü Trabzonspor'unu buldu. Takımın en önemli iki hücum opsiyonu Nwakaeme ve Ekuban'ın yokluğunda, Trabzonspor'un hücum hattı deyim yerindeyse yokları oynadı. Gerçekten hiçbir varlık gösteremedi Trabzonspor hücumda. Belki de geçen hafta Alanyaspor önünde kaybedilen 2 puanın moral çöküntüsü de etkilidir kötü oyununda.
Ankaragücü takımında ise Kitsiou ve Lukasik gibi iki önemli oyuncu sarı kart cezalısı olmalarına rağmen, yeni teknik direktörün getirdiği klasik heyecan ile birlikte, geçtiğimiz haftalara oranla daha etkili ve hareketli bir oyun vardı sahada.
Nitekim 3.dakikada Trabzonspor'un Sörloth ile bulduğu golden sonra, adım adım Ankaragücü kontrolüne geçen bir oyun izledik.
Ankaragücü, rakibine karşı kurduğu bu oyun üstünlüğünün karşılığını, 62.dakikada kazandıkları penaltı atışında Gerson Rodrigues'in topu ağlara göndermesiyle aldı.
Medyada (özellikle Trabzon kanadında), Ankaragücü'nün kazandığı bu penaltı kararı çok tartışılıyor ama ben bu tartışmalara bir anlam veremiyorum. Penaltıya sebebiyet veren Trabzonsporlu Pereira’nın kolu, nizami kuralların ötesinde açık. Topu, bariz bir şekilde koluyla önüne indiriyor. Bundan daha net bir penaltı mı olur?
Trabzonspor'un etkisiz görüntüsü ve Ankaragücü'nün geçmiş haftalara oranla daha etkili oyununa rağmen, karşılaşmanın hakemi Abdülkadir Bitigen son dakikalarda maçı Trabzonspor'a vermek için elinden gelen her türlü gayreti gösterdi. 82. dakikada Gerson Rodrigues'e gösterilen ve oyundan atılmasına neden olan ikinci sarı kart, kelimenin tam anlamıyla skandaldır. Her maçta, böyle ayağa değme pozisyonlarından o kadar çok oluyor ki... Kaldı ki, o pozisyonda şiddetli ayağa basma da yok. Resmen değme...
İkinci dikkat çekeceğim pozisyon, 90+1. dakikada yaşandı.
Hakem Abdülkadir Bitigen, karşılaşma 1-1 iken Trabzonspor lehine akıllara ziyan bir frikik pozisyonu yarattı. Neyse ki José Sosa, son derece haksız olan bu frikiği aynı derecede kötü kullandı ve karşılaşma 1-1 sona erdi.
Karşılaşmanın ilk devresinin duraklama dakikalarındaki, Saba Lobjanidze'nin penaltı beklediği pozisyona gelirsek... Bu pozisyon kişilere göre değişebilecek, göreceli bir pozisyon. Bana göre, bu pozisyona da penaltı kararı verilmeliydi. Çünkü Saba Lobjanidze'ye, yükselirken çok bariz bir temas var.
Sonuç olarak Ankaragücü, yeni teknik direktörü İbrahim Üzülmez ile çıktığı ilk maçta Trabzonspor deplasmanından son derece hayati bir puanla dönüyor.
85. dakikada VAR tarafından Ankaragücü aleyhine yaratılmak istenen penaltının, uzun bir inceleme sonucunda hakemin VAR’a davet edilmesi ve Bitigen tarafından yapılan inceleme sonucu birkaç pozisyon öncesine gidilerek ofsayta dönüştürülmesi, gerçekten traji komik bir olaydı. Olayın kesinlikle penaltıyla alakası yoktu ve bu kadar uzun bir incelemenin de bir anlamı yoktu. Trabzon lehine bir penaltı yaratılmaya çalışıldı ama olmadı.
Beklentim odur ki; Trabzonspor deplasmanında sarı kart cezaları nedeniyle olmayan Kitsiou ve Lukasik gibi kilit isimlerin de takıma döneceğini düşünürsek, Ankaragücü yeni teknik direktörüyle kalan 5 haftada gerekli puanları toplayarak, ligi istenen noktada tamamlayabilir.