Sonunda kavuştuk

Sonunda kavuştuk

SPORANKİ YOU TUBE KANALIMIZA ÜCRETSİZ ABONE OLMAYI UNUTMAYINIZ...

https://www.youtube.com/channel/UCjqarF0On0fDnQQvXMSYshw?view_as=subscriber

Covid-19 Pandemisi nedeniyle uzun bir aradan sonra, oynansın mı, oynanmasın mı tartışmaları arasında başlayan Türkiye Süper ligi nihayet başladı ve 27. hafta maçları oynandı.
Tüm maçlarda gördüm ki, futbolcular umduğumun ötesinde istekli çıktılar sahaya. Ama, fizik olarak hazırmıydılar? Tabi ki değillerdi. En azından çoğunluk fiziken hazır değildi. Ortaya çıkan sakatlıklardan ve ikili mücadelelerdeki zayıflıklardan hazır olmadıkları çok net belli oldu.
Gençlerbirliği maçında sakatlanan İttifak Holding Konyaspor oyuncusu Paolo Hurtado’nun en az 3-4 hafta sahalardan uzak kalacağı öğrenildi.
Çaykur Rizespor maçında Galatasaray kalecisi Fernando Muslera'nın ve Florin Andone'nin sakatlıkları Galatasaraylılarla birlikte tüm futbolseverleri üzdü. Çünkü kaval kemiği kırılan Muslera en az 6-8 ay sahalardan uzak kalacak.
Bu yazımda hiçbir maçın teknik değerlendirmesini yapmayacağım. İyi oynamış kötü oynamış, bu atmosferde çok önemli değil benim için.... Çünkü bu lig, nasıl biterse bitsin, gerek şampiyonluk, gerekse küme düşme açısından takımlar adına sonucun adaletli ve hakkaniyetli olmayacağını şimdiden söyleyebilirim.
Neden? diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
İstisnasız 27. hafta oynanan tüm maçları bir şekilde izledim. Gerek canlı, gerekse kayıttan. Hiçbir takım lige ara verilen 26. hafta maçlarında ve daha öncesi sahaya çıkan takımlar değil.
Kahrolası covid-19 pandemisinden etkilenme derecesine göre her futbolcu az-çok psikolojik yıkıntıya uğramıştır mutlaka.
İşte siz böyle futbolcuları topluyorsunuz ve "buyrun ligi tamamlayın" diyorsunuz.
Bir futbolcu çok iyi bir futbolcu olabilir. Sahaya çıktığında döktürür, takımını sırtlar. Ama, futbol sahası dışında yaşanan olumsuzluklardan çok çabuk etkilenen ve bu olumsuzluğu futboluna yansıtan yapıya sahip olabilir. Bundan dolayı bu futbolcuyu suçlayamazsın.
Örnek Sosa, Beşiktaş takımında oynarken ülkemizde bombalar patlamaya başlayınca Türkiye'de futbol oynamak istemediğini söyledi gitti ve daha sonra ortalık yatışınca tekrar döndü, Trabzonspor ile anlaştı.
İşte, sorun burada başlıyor. Bu tip dış etkenlerden, saha dışı olaylardan ve dolayısıyla covid-19 pandemisinden psikolojik olarak daha fazla etkilenen oyuncular hangi takımda daha fazla ise kalan maçlarda bu takımlar dezavantajlı durumdadır.
Biliyoruz ki maçlar, kulüplerin ekonomik açıdan zorluklar içinde olması ve yayıncı kuruluş beIN Sports ile sıkıntı yaşanmaması nedeniyle oynatıldı.
Bu nedenle inanıyorum ki, bu adaletsizliği ortadan kaldırmak için lig sonunda bu sezon ligden düşmenin kaldırıldığı açıklanacaktır. Lig tamamlandığında tepede oluşan sıralamaya göre Avrupa'ya gidecek takımlar açıklanacak, altta ise küme düşme kaldırıldı denilecektir.
Bu bir duyum mu? Kesinlikle hayır. Sadece ve sadece tahmin. Ama, Adaletli olanı da budur.
Bu arada, Galatasaray'ı 2-0 mağlup ettikleri karşılaşma sonrası yaptığı açıklamada, "Hak yerini buldu. Alacağımız vardı, onu aldık. Allah’ın sopası yok" diye konuşan, Çaykur Rizespor başkanı sayın Hasan Kartal beyfendiye bir ricada bulunmak istiyorum.
Sayın başkan ne olur futbola dini ve Allah'ı karıştırmayın. Hepimizin Allah'ı aynı, birdir ve tektir. Galatasaray maçında olduğu gibi çıkıp futbolunuzu oynayın, hakeden kazansın. Biliyoruz ki Allah hakedene verir. Çok konuşana değil.