Ankaragücü bahar bahçe !

Ankaragücü bahar bahçe !

Maç bitmiş… Eryaman Stadyumunda Ankara havası çalıyor… Ankaragüçlü bir yönetim… 110 yıllık İmalatı Harbiye ruhunu bir haftada benimseyen oyuncular… Rakibine iyi çalışmış teknik kadro… Maçı yaşayan, adeta sahanın içinde olan ve haftalar sonra evine mutlu dönen Ankaragücü taraftarı… Bu dayanışma, bu inanış, hedef birliği olduğu sürece tribünlerin şampiyon takımı sahada da güçlü olacak…

 Muhteşem bir atmosferde oynanan maçta Ankaragücü rakibi Fenerbahçe’yi yenerek lige tutunma yolunda çok önemli bir galibiyet aldı. Galibiyetin mimarı Ankaragücü kenar yönetimiydi. Rakibinin ataklarını başlatan oyuncusu Gustavo’yu Sedat ile marke edince topla daha fazla oynayan takım Fenerbahçe olmasına rağmen gol pozisyonu üretmekte zorlandılar. Fenerbahçe’nin bir diğer yaratıcı oyuncusu Kruse’ye de önlem alındığını gördük. Herkes Pazdan’ın onbirde başlayacağını düşünürken Mustafa Reşit Akçay Vedat’ın hava hakimiyeti ve fiziksel gücüne aynı şekilde karşılık verebilecek Alihan’ı tercih etti. Alihan da kariyerinin en başarılı maçlarından birini oynadı. Ankaragücü diğer oyunculara baskı yaparak topu oyuna Serdar Aziz’in sokmasını sağladı. Hızlı ve teknik adamları ile gol bulma planı da saat gibi işledi.

 Fenerbahçe maça baskılı bir oyun ile başladı. Net pozisyon bulamamasına rağmen maçın başlarında oyunu Ankaragücü ceza sahasına yıktı. Ancak bu baskı 10 dakika bile sürmedi. Ankaragücü Gerson’un kaçırdığı net pozisyondan sonra 13. dakikada öne geçti. Michalak’ın getirdiği pozisyonda kaleci Altay hatalı çıkınca Saba Lobzhanidze Ankaragücü’nün golünü attı.

 Golden sonra Ankaragücü daha bir özgüvenle oynamaya başladı. Ani ataklarda final pasları verilebilse ilk yarı bitmeden maçı koparabilirdi. Fenerbahçe’nin bulduğu pozisyonlarda Ankaragücü kalecisi Ricardo iyi yer tutup başarılı kurtarışlar yaptı. Fenerbahçe’nin beraberlik aradığı dakikalarda yine gole yakın olan taraf etkili ani ataklar yapan Ankaragücü idi. Nitekim ikinci yarıda sahanın yıldızı Michalak’ın getirdiği pozisyonda güzel bir çalımla önünü boşaltan Gerson ikinci golü kaydetti. Maçın sonlarına doğru Fenerbahçe’nin maça tekrar ortak olma çabaları sonuç vermedi. Uzatmanın son saniyelerinde Serdar’ın attığı golle maç 2-1 Ankaragücü’nün galibiyeti ile sonuçlandı.

 Ankaragücü ara transferde gelen kaliteli ayaklardan önce de mücadeleci bir oyun sergiliyordu. Eksik olan şey gol atabilmek için gerekli olan beceri idi. Rakiplerinden topu söküp 80 metre taşıyabilen Michalak gibi bir oyuncunuz olmadığında aynı maçı aynı oyunla 1-0 kaybedersiniz. Kanat oyuncusu yok diyorduk. Michalak, Saba, Gerson gibi oyuncularla belki de ligin en etkili kanat oyuncuları Ankaragücü’nde şimdi.

 Michalak yere çok sağlam basan güçlü bir oyuncu ancak son vuruşları çok iyi değil. Fenerbahçe maçının en başarılı oyuncusu bence. Gerson Rodriguez fiziksel olarak güçlendiğinde adından çok söz ettirecek. Lukasik tam bir görev adamı. İdeal bir ön libero. Şu ana kadar izleyebildiğimiz yeni transferlerin hepsi tam isabet. Bir de bu oyuncuların takım uyumunu yakaladığı ve maç kondisyonu kazandığını düşünün… Ankaragücü’nün önünde kimse duramayacaktır. Bu transferleri yapan Ankaragücü yönetimini de kutluyorum.

 Bu maçta Faty’yi ilk defa izlemiş olsaydık Ankaragücü’nün müthiş bir orta saha oyuncusu transfer ettiğini düşünürdük. Fenerbahçe maçındaki performansı ile göz doldurdu. Uzun boyuna rağmen atletik fiziği ile takımın direncini artırdı. Orta sahada bir stoper gibi hava toplarını aldı.

 Maçtan önce Mete Kalkavan ile ilgili tereddütlerim vardı. Ancak hakem çok iyi maç yöneterek beni mahcup etti. Neyse, sonuç iyi olsun da yanılmış olmaya razıyım. Maçta Ankaragücü lehine değerlendirilen 2 pozisyon var. Bana göre Sedat’ın pozisyonunda oyunun devam etmesi doğru ve Kitsiou’nun Vedat ile çarpıştığı pozisyonda penaltı yok. Dünyanın kaliteli liglerinde bu pozisyonlar tartışılmaz bile. Hakemler kötü niyetli olsa idi bu iki pozisyonda şapkadan tavşan çıkarabilirdi. Belki de stadyumdaki atmosfer ve Ankaragücü tribünlerindeki coşku hakemleri adaletli davranmaya zorladı.

 Vedat Muriç’in darbeyi hissedince kendini yere atmasını eleştirmek yerine haklı gösteren televizyon yorumcuları topluma çok büyük zarar veriyor. Onların telkinleri ile yetişen nesil sahtekarlığı uyanıklık olarak algılıyor. Centilmenlik, emeğe saygı, dürüstlük gibi erdemler enayilik olarak gösteriliyor.

 Malatya ve Fenerbahçe maçlarında savunmada kalarak galip gelmeyi başaran Ankaragücü’nün evinde oynayacağı maçlarda rakipleri kapandığında set oyununda ne yapacağı önemli. Dar alanda adam eksiltebilen becerikli oyuncuları ile sonuca gidebileceğini düşünüyorum. Henüz kadroya girmeyen bir pivot santrafor ve orta saha oyuncuları var. Taraftarının da desteği ile Ankaragücü’nün evindeki maçları kazanarak ligde kalacağını tahmin ediyorum.

 Daha 10 gün öncesinde Kasımpaşa beraberliğinden sonra Ankaragücü 14 puanla ligin dibindeydi. Bu kulübün karakterini bilenler asla umudunu yitirmedi. Bu defa güzel günlerin yaklaştığını hissediyorum. Takımıyla, taraftarıyla, yönetimiyle bütünleşen bir Ankaragücü’nün yeri ligin zirvesidir. Bekleyin… O günleri de göreceğiz… Şimdi Başkent derbisinin keyfini çıkaralım…